tongucyumruk 22 Haziran 2006, 2 dakika okuma süresi
Minority Report/Azınlık Raporu filmini izleyipte filmde Tom Cruise'un kullandığı, bilardo eldiveniyle etkileşime geçilen bilgisayarlara özenmeyen yoktur herhalde. Günlük bilgisayar kullanımızda masaüstü kavramı ile hergün karşılaşıyor olsakta aslında bu benzetmenin çok yerinde olduğu söylenemez. "Masaüstü" olarak adlandırdığımız şey genelde dosyaları ve dizinleri ile daha çok bir dosya dolabını andırır. Bu durumdan sıkılan birkaç yazılım geliştiricisi de sonunda bu konuda birşeyler yapmaya karar vermişler. İşte karşınızda: BumpTop
BumpTop'ın alışageldiğimiz masaüstü ortamlarından en önemli farkı gerçek bir masanın üzerinde nasıl çalışıldığı düşünülerek ortaya çıkmış olması. Bu nedenle BumpTop ortamı dizin/klasör gibi bir kavram içermiyor. Bunun yerine nesneler ve nesne yığınları mevcut. Önemsiz işlerle ilgili nesneleri öylesine bir kenara atmanız veya benzer nesneleri düzenli bir yığın oluşturacak şekilde üst üste dizmeniz mümkün. Aynı zamanda bu nesneleri kolayca düzenleyebilmeniz için de birçok farklı gezinme yöntemi mevcut. Örneğin nesneleri geçici olarak klasik şekilde ortalığa yayıp bakabiliyor, veya aralarında daha ilginç yollarla gezinebiliyorsunuz.
Peki ben neden dosya değilde nesne diyorum? Çünkü BumpTop ortamında sadece dosyalarınıza değil açık pencereleriniz gibi şeylere de diğer nesneler gibi davranabiliyor, sıralayıp büyütebiliyor veya küçültüp buruşturarak bir kenara atabiliyorsunuz. Dahası bir dosya yığınına pencereleri de dahil edip bu nesneleri bir araya toplayabiliyorsunuz. Bu sayede hakkında araştırma yaptığınız bir konuyla ilgili tüm belgeler ve o arama için kullandığınız pencereler bir arada durabiliyor.
BumpTop ortamının kullanımı hakkında bir video'u yüksek çözünürlüklü olarak mov (117 MB) veya wmv (98 MB) biçimlerinde indirebilir, veya Fazlamesai.net tarihinde bir ilki gerçekleştirerek aşağıdaki "play" tuşuna basabilirsiniz. İyi seyirler.
Disaridan bakinca iyi veya kotu olduguna dair yorum yapmak zor.
Fikir guzel. Ancak kullanim kolayligi bakimindan mevcut olandan daha kotu olursa pek bir anlami olmaz. Insan gozu zaten kisa sure icinde grafiklere alisip gormez oluyor. Bu yuzden daha kolay kullanilir bir yapiysa oldukca iyi olmus ancak tek amaci gorselse yararsiz.
Don Symein F# programlama ile ilgili tanıtım ve demo videolarını gördükten sonra Pazartesi mutlaka F# derleyicisini ve etkileşimli kabuğunu indirip denemem gerektiğini düşünmüştüm.
Emacs + SLIME + Common Lisp tarzında rahat bir etkileşim ve hızlı geliştirme, deneme, sonuçları anında görme imkanı sunan F# bir betik dilinin kıvraklığı ile fonksiyonel programlamadan ve ileri programlama tekniklerinden faydalanmayı sağlıyor. Derlenen programlar .NET IL (Intermediate Language) koduna derlendiği ve bunlar da JITlenerek (Just In Time compilation) çalıştırıldığı için performans gayet iyi görünüyor.
Heyecanla beklediğimiz Mono'nun 0.19'u sürümü çıktı.
Şu ana kadar büyük gelişme kaydetmiş olan Mono'nun son durumu şöyle:
C# Compiler, self-hosting durumunda
JIT, Linux'te çalışıyor.
Interpreter, Linux/x86 ve Linux/PPC için için tamamlandı ve StrongArm ve Sparc platformu için çalışmalar sürmekte.
Sınıflar,tamamlandı
Yazının başlığı "Kendi PDF'ini Kendin Yap" olacaktı ama bu coşku içersinde bu başlığı atmak ayıp olurdu :) Çok büyük bir başarı, herkese kutlu olsun.
Herhangi bir uygulamayla hazırladığınız dokümanları, resimleri, sunumları, elektronik tabloları ve yazıcı çıktısı alınabilecek hemen her türlü nesneyi yine bu uygulama içinden ücretsiz ve Türkçe olarak PDFe dönüştürebilmek ilginizi çeker mi? Çekiyorsa bu yazıyı okumaya devam edin.
Yardım
Editör markdown formatını desteklemektedir. Detaylı bilgi için bu adresi ziyaret edebilirsiniz.
@kullanici ile birisinden bahsedebilir veya :emoji: ile emoji kullanabilirsiniz.