Makale/Röpörtaj Turu

0
anonim
Uzun zamandır genel bir haber turu yapamamıştım. Sözü fazla uzatmadan başlıklara geçelim...
Klasik GNU/Linux sistemlerinde root hesabına sahip olan bir saldırgan oyunu kazanmıştır. Ancak SELinux oyunun kurallarını değiştiriyor. Piyasaya yeni çıkan SELinux kitabının yazarı Bill McCarty ile yapılan röpörtaja buradan ulaşabilirsiniz.Bilgisayar güvenliğine ilgi duyan herkese tavsiye edebileceğim güzel bir röportaj.

Bir diğer makale Açık Kaynak tabanlı sistemlerin masaüstü için hazır olduğu halde neden halen dünyayı ele geçiremediğini :) sorgulayan eğlenceli "Why Is Open Source World Domination Taking So Darn Long?" yazısı.

Why I won't upgrade my Linux distribution adlı makalesinde RPM cehennemini anlatan Nathan Willis; yeni yazdığı Why I do upgrade my Linux systems frequently makalesinde APT cennetine uzanan yolculuğunu anlatıyor. ( Evet, Debian'ı seviyor ve taraflı habercilik yapıyorum :) )

Ve bir başka faydalı Debian makalesi Installing Debian From Scratch te Bruce Byfield, Debian kurulumuna temelden yaklaşıyor ve bu yorucu fakat sistemini tamamen kendine özel inşaa etmek isteyenler için ideal çözümü anlatıyor. Hatta bu şekilde Live CD yapımına da değiniyor.

Son haberimiz yeni bir trend ile ilgili adı podcasting. Basitçe şöyle anlatılabilir: beğendiğiniz radyo programlarını seçiyorsunuz ve bir yazılım her gün gidip sitesine bakıyor. Eğer yeni bir program hazırlanıp siteye konmuşsa genellikle MP3 formatındaki yayın dosyasını yazılımınız çekiyor. Siz de bilgisayarınızda ya da MP3 çalarınızda dinliyorsunuz. Yayınlar arasında insanların evinde yaptığı kayıtlar da var, BBC, VOA (Voice of America) gibi profesyonel yayınlar da var. Ayrıntılı bilgi için şu bağlantılara bakabilirsiniz. Link 1 , Link 2 , Link 3

İlgili Yazılar

Borland Kan Kaybetmeye Devam Ediyor

ahmetozdemir

Delphi Win32 ve Klylix derleyicilerinin geliştirilmesinde önemli payı bulunun Danny Thorpe 20 yıl çalıştığı Borland'dan ayrılarak Google'a geçti ve şu açıklamayı yaptı.

Örümcek Adam filmi posterleri toplatılıyor!

larweda

3 Mayıs 2002'de vizyona girecek olan "Spider Man:The Movie" filminin sinemalara dağıtılmış posterleri Sony Pictures tarafından toplatılıyor, ayrıca firmanın resmi sitesinde yayında olan film fragmanları ve tanıtımları da yayından kaldırıldı. Sony bunlara gerekçe olarak Dünya Ticaret Merkezi'nin fragmanda ve posterlerde görünüyor olduğunu açıkladı. Fragmanda örümcek adamın Dünya Ticaret Merkezi ikiz kuleleri arasında ağ örmesi var, posterde de örümcek adamın gözünde ikiz kulelerin görüntüsünün yansıması görülüyor. Sony, En kısa zamanda yeni bir poster hazırlanacağını ve Aralık ayına kadar da içinde Dünya Ticaret Merkezi olmayan bir fragman hazırlayacağını açıkladı. 2002'de vizyona girecek filmlerden de ikiz kulelerin görüntülerinin tamamen çıkması bekleniyor.

Bu konular ve "Spider Man:The Movie" hakkında geniş bilgi almak için: www.spidermanhype.com

Müjde! Bilişimin arsa derdi çözülüyor...

bm

Biz burada Larry Wall'un davranışından felsefi manalar çıkartmaya, hem Malkoçoğlu rumuzu kullanıp hem beynelmilel seviyede kaliteli yazılar yazarak Türk'ün Türk kalarak sadece batılının sanılan oyunu oynabileceğini göstermeye ve bu nevi pek çok faydalı iş yapmaya çalışırken öbür taraftan birileri devletimizin aklına bilişimle ilgili birşeyler sokuyor. Buradaki habere göre Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun "Uygun yerde bedelsiz arsa tahsis etmeye ve Bakanlar Kurulu kararıyla enerji ve vergi muafiyeti gibi teşvikleri vermeye söz veriyoruz" demiş. Vergi muafiyetini anladım ama arsa ve enerji nereden çıktı? "Bilişim şirketlerinin toplanarak bir sanayi bölgesi kurmaları" teşvik edilecekmiş. Bana mı öyle geliyor yoksa "sanayi bölgeciliği" diye bir rant işi mi var Türkiye'de?

Internet yavaş, pahalı ve kesiliyor; ilginç donanım buraya getirilmiyor, iyi teknik kitap bulamıyoruz filan diye şikayet edildiğini duydum ama doğru dürüst iş yaptığını düşündüğüm bilişimcilerden "ah ah keşke bütün şirketler yanyana olsa" diye bir şey hiç duymadım. Pardon düzeltiyorum, hiçbir bilişimciden duymadım bunu. "Ne güzel ofis bilmemne maliyeti olmadan evimizden çalışabiliyoruz" yahut "net sağolsun bir sürü bilgili insanla dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar etkileşebiliyoruz" diyen çok bilişimci tanıyorum tabii. Bunun sebebi galiba benimle konuşan bilişimcilerle devletimizin aklına bu fikirleri sokan bilişimcilerin farklı olmaları.

Sizin aklınız eriyor mu "ithal veya yerli bilişim profesöründen gelir vergisi almayacağım", "telekom işini dehal halledeceğim", "bilişimde şirketleşmek artık 5 dakika", "Türk gençleri evde oturup annelerine çay yaptırıken ABD'nın yüksek katma değerli bilişim sektörününde yer almalı" gibi şeyler demek varken, "arsa tahsis edeceğim", "teşviği insana değil bölgeye vereceğim, siz bölgeye gelin", yani bir yerde efektif olarak "Türkler Türkler'le yakın durup hep Türkler'le konuşsunlar ki Türkiye dışında hiçbir yerde doğru olmayan doğrular üretelim" denmesine? Kimler bu insanların aklına bunları sokuyorlar Allah aşkına? Ben mi çok huysuz veya cahilim yoksa hakikaten ters bir perspektif mi bu?

SCiB, Li-Ion'a Karşı!

parsifal

Toshiba geçen sene duyurduğu ve bu sene başında piyasaya sürdüğü SCiB pillerin dizüstü bilgisayarlara uyarlanmış modellerini (1, 2) tanıttı. Bu pilleri klasik Li-Ion pillerden ayıran en önemli özellikler ise %90'ının 10 dakika içinde dolması ve 5000 ila 6000 kere tekrar doldurulabilmesi.

Okullar Sahne Aldı : Komedinin ilk bölümü

mambo

Okullar hepinizin bildiği gibi açıldı. Ama her sene olduğu gibi komedi dizilerine konu olacak olaylarla... Saatlerce sıralarda bekleyerek oğlum kızım bir okula kayıt olsun diye uğraşan veliler yine ilginç olaylarla karşı karşıya kaldılar işte size bir iki örnek.