Maddenin Altıncı Hali: Fermiyonik Yoğun Hal

0
FZ
Maddeyi hangi şekillerde bilirsiniz? Katı, sıvı, gaz... biraz daha zorlarsak plazma, birkaç yıl öncesini hatırlıyorsak ``Bose-Einstein yoğun´´ hali. Şimdi buna bir yenisi eklendi: Fermiyonik yoğun hal.

Fermiyonik yoğun hal denilen şey garip davranan soğuk potasyum atomlarından oluşan bir tür bulut.

Colorado Üniversitesi´ndeki ekibi ile çalışan Deborah Jin, maddeyi mutlak sıfıra çok yakın bir sıcaklıkta tuttuklarını ve süreç içinde bu uygulamadan yola çıkarak süperiletkenlik konusunda yardımcı olacak yöntemler geliştiribileceklerini düşünüyor.

İlgili Yazılar

Wimbledon Tenis Turnuvası Linux'a Emanet

e2e

Bu yılki Wimbledon tenis turnuvasının bütün bilgisayar altyapısının GNU/Linux üzerinden yapılacağı belirtildi. İngiltere'de düzenlenen ve 2 hafta boyunca devam edecek şampiyonanın tüm web sitesi altyapısı ve intranet ağı, IBM tarafından oluşturulan GNU/Linux yapısı üzerinden yürütülecek.

Turnuva boyunca, resmi internet sitesi, bazıları neredeyse 80 parametreye sahip 90'a yakın istatistiki verinin depolanması ve katılımcılara, basına bilgi verilmesini sağlayan intranetin sunumu bu yapı üzerinden olacak.

PostgreSQL 7.4.1 duyuruldu

madness

Dünyanın en gelişmiş açık kaynak kodlu veritabanı sunucusu olan
PostgreSQL'in, 4 hafta önce çıkan 7.4'teki hataların düzeltilmiş hali olan 7.4.1 sürümü duyuruldu.

My-SQL VS Oracle

ganzo66

My-SQL, anlatmaya ne gerek, Oracle, bunuda anlatmaya gerek yok herhalde. Linux ve open source herdem güzel ortamlar. Biliyor muydunuz ki Oracle'ın şu sıralar en çok çekindiği veritabanı My-SQL... Oracle 8i'den başlayarak Linux ortamına kendini yerleştirmeye çalışıyor. Ama daha dün dünyaya gelmiş olan My-SQL Oracle'ın dizlerini titretiyor.
Bir yandan Caldera ile anlaşma yaparak, bir yandan da 9i ile ortamın sıcaklığını arttırarak ve son olarak development açısından Oracle bedava dağıtarak My-SQL'i sıkıştırmaya çalışıyor. Bence nafile; My-SQL'in hitap ettiği ortam, PHP ile bütünleşmesi, kullanım kolaylıkları ve tabiiki daha az bug'ı ile herhangi bir şey olması mümkün değil.
Aslında burada amaç, "open source ruhunu" open source ruhuna yakın görünerek yıkmaya çalışmaktır. Yapılmaya çalışan işin tek bir adı vardır, "Rabbena hep bana"...

Borland IDE tool'larını Sonunda Sattı

ahmetozdemir

Borland ceo'su Tod Nielsen'in 2 yıl önce açıkladığı ide pazarından çekilme planı sonuçlandı.
Delphi, C++ builder, jbuilder gibi gelişmiş idelerinde bulunduğu araçlar Embarcadero Technologies adındaki şirkete 23 milyon dolara satıldı. Resmi açıklama ve news.com haberi.

Müjde! Bilişimin arsa derdi çözülüyor...

bm

Biz burada Larry Wall'un davranışından felsefi manalar çıkartmaya, hem Malkoçoğlu rumuzu kullanıp hem beynelmilel seviyede kaliteli yazılar yazarak Türk'ün Türk kalarak sadece batılının sanılan oyunu oynabileceğini göstermeye ve bu nevi pek çok faydalı iş yapmaya çalışırken öbür taraftan birileri devletimizin aklına bilişimle ilgili birşeyler sokuyor. Buradaki habere göre Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun "Uygun yerde bedelsiz arsa tahsis etmeye ve Bakanlar Kurulu kararıyla enerji ve vergi muafiyeti gibi teşvikleri vermeye söz veriyoruz" demiş. Vergi muafiyetini anladım ama arsa ve enerji nereden çıktı? "Bilişim şirketlerinin toplanarak bir sanayi bölgesi kurmaları" teşvik edilecekmiş. Bana mı öyle geliyor yoksa "sanayi bölgeciliği" diye bir rant işi mi var Türkiye'de?

Internet yavaş, pahalı ve kesiliyor; ilginç donanım buraya getirilmiyor, iyi teknik kitap bulamıyoruz filan diye şikayet edildiğini duydum ama doğru dürüst iş yaptığını düşündüğüm bilişimcilerden "ah ah keşke bütün şirketler yanyana olsa" diye bir şey hiç duymadım. Pardon düzeltiyorum, hiçbir bilişimciden duymadım bunu. "Ne güzel ofis bilmemne maliyeti olmadan evimizden çalışabiliyoruz" yahut "net sağolsun bir sürü bilgili insanla dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar etkileşebiliyoruz" diyen çok bilişimci tanıyorum tabii. Bunun sebebi galiba benimle konuşan bilişimcilerle devletimizin aklına bu fikirleri sokan bilişimcilerin farklı olmaları.

Sizin aklınız eriyor mu "ithal veya yerli bilişim profesöründen gelir vergisi almayacağım", "telekom işini dehal halledeceğim", "bilişimde şirketleşmek artık 5 dakika", "Türk gençleri evde oturup annelerine çay yaptırıken ABD'nın yüksek katma değerli bilişim sektörününde yer almalı" gibi şeyler demek varken, "arsa tahsis edeceğim", "teşviği insana değil bölgeye vereceğim, siz bölgeye gelin", yani bir yerde efektif olarak "Türkler Türkler'le yakın durup hep Türkler'le konuşsunlar ki Türkiye dışında hiçbir yerde doğru olmayan doğrular üretelim" denmesine? Kimler bu insanların aklına bunları sokuyorlar Allah aşkına? Ben mi çok huysuz veya cahilim yoksa hakikaten ters bir perspektif mi bu?