IBM'in Playstation 3 işlemcisi Cell ile Son Marifeti

0
spiderman
Cell Broadband Engine yani Playstation 3'ün kalbi diyebileceğimiz işlemciyi IBM yeni kullanım alanlarına sürmeye devam ediyor. Fakat bu defa Motorstorm ya da Oblivion gibi oyunları oynatmak için değil.
Cell Broadband Engine yani Playstation 3'ün kalbi diyebileceğimiz işlemciyi IBM yeni kullanım alanlarına sürmeye devam ediyor. Fakat bu defa Motorstorm ya da Oblivion gibi oyunları oynatmak için değil.

IBM, Hoplon Infotainment ile massive multiplayer online oyunların da (MMOGs) işlemcisi Cell ile yeni bir çözüm ortaklığına girdi. Bu ortaklıkta Cell'in görevi yaratılan sanal dünyaların ihtiyacı olan asimetrik bandgenişliğini sağlamak olarak belirlendi.

IBM Cell işlemcisinin çok hızlı (ultra-fast) bağlantıları idare edebileceği gibi binlerce kullanıcının simultane olarak paylaşımda bulunmasını da sağlıyor. Bu yeni sistemde Cell sanal gerçeklik, kablosuz download, gerçek zamanlı video görüşmeleri, interaktif TV showları ve kompleks fizik hesaplamalarını yürütürken ana sistemin admin görevlerini yani yazılım ve kullanıcı bağlantılarını oyun konsollarına, cep telefonlarına, pc'lere yoğunlaşmasını sağlıyor.

Bu sayede gelişmiş güvenlik önlemlerinin yanısıra çok hızlı bağlantı istekleri karşılanabilirken oyun dünyası içindeki grafiksel gelişimde sağlanacaktır. Bu sistemin ilk hybrid'i hazır fakat rakamları ve test sonuçları henüz meydan da yok. Fakat 3. parti kuruluşların tespiti inanılmaz hızlı ve görülen en güçlü (stabil) sistem olduğu. Fazla iddialı gelebilir fakat IBM işlemci atılımı için yaptığı yatırım düşünülürse inandırıcılığı şüphe götürmez hale geliyor.

Kaynak: PsTürkiye

İlgili Yazılar

Joseph Weizenbaum: Huzur İçinde Yat (RIP)

FZ

Bilgi işlem, yapay zekâ ve doğal dil işleme (NLP) öncülerinden, meşhur diyalog programı ELIZA'nın yaratıcısı ve SLIP programlama dilinin geliştiricisi Joseph Weizenbaum'u birkaç gün önce kaybettik.

Weizenbaum'un Bilgisayar Gücü ve İnsan Aklı eseri, bu değerli bilimcinin bilgi işlemeye ve yapay zekâya eleştirel bir bakışı olarak okunabilir. Kitapta 1966'da geliştirilmiş ELIZA sistemine insanların kendilerini nasıl kaptırdıklarını görünce ve bugün 'chatbot'lar karşısında insanların nasıl duygusallaştıklarını hatırlayınca gülümsememek mümkün değil.

Matematik Köyü Destek İstiyor: Tübitak'ı Protesto Ediyoruz Kampanyası

butch

Prof. Dr. Ali Nesin’in, Tübitak'a Matematik Köyü ile ilgili yaptığı başvuruların sürekli olarak reddedilmesi ve yeni başvurularının önünün kesilmesi ile ilgili başlattığı imza kampanyasına http://www.tubitaki-protesto-ediyoruz.net adresinden ulaşabilirsiniz.

Sofware Quest 2007 Yazılım Yarışması

fatih163

Software Quest Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Kulübü tarafından Türkiye genelindeki lise ve üniversite öğrencilerini bilgisayar bilimlerine teşvik etmek, ülkemizin problemlere hızlı, doğru ve eksiksiz çözümler bulan mühendisler kazanmasına yardımcı olmak amacıyla Türkiye çapında geleneksel olarak düzenlenen bir yazılım yarışmasıdır. Geleneksel Software Quest yarışmaları 1994 yılından bu yana, bilişim dünyasına meraklı öğrencileri, akademik, idari personel ve iş dünyasından davetliler ile bir araya getiriyor. Bu sene de "Sentim Software Quest 2007" adıyla düzenlenen yarışma "Software Quest" adını yazılım dünyasının vazgeçilmez yarışmalarından biri haline getirerek bu geleneği devam ettireceğe benziyor.

Ayrıntılı Bilgi İçin www.softwarequest.org

2001'de piyasaya sürülen bir yazılım(!!!)

maat

Sabahleyin ofiste bir arkadaşım ülkemizin ulusal bir gazetesinde yer alan ve biz bilgisayarcıların ilgisini çekebilecek bir linke tıkladı. Bolca resimli,yazılı kısmı geçtikten sonra bu güzel kısma geldiğinde yüzümüzde acı birer gülümseme belirdi. Bizce herkes 2001 yılında çıkan bu yazılımdan haberdar olmalı dedik :) Tabi bu noktaya gelmeden verilen bilgilerde başka güzellikler(!) de mevcut.

Hurriyet kampanya yapiyor

bm

Hurriyet web sitesinin ana sayfasindan linkli iyi niyetli ama potansiyel olarak fevkalade zararli bir kampanya var: http://www.hurriyetim.com.tr/dosya/harflerimiz/.

Uc sIk isaretlenebiliyor, ucu de develete yasak koydurmaya yonelik. Ustelik ISO standartlari varken 'Devlet standart koysun, yazilimlarda buna uyma zorunlulugu getirsin' diye bir ifade de var! Bunu yapanlar bir devlet kurulusu olan TSE'nin neleri yapip neleri yapmadigini bize haber vermekle gorevli basinimiz, dikkatinizi cekeyim. Yani mankenlere ve hakemelere standart getirecegiz deyip, "ithal mallarini test edecegiz vakfimiza bagis mukabili" tarziyla aldiginiz her malin maliyetini sisiren, IKI defa (ISO 8859-1 ve 8859-15) Izlanda karakterlerinin Turkce karakterlerin yerini almasina engel olamayan (belki haberi bile olmayan) kurulus olan TSE'nin. Lutfen disariyla is yapmayi zorlastiracak, kucuk sirketler ve kisiler tarafindan yapilacak ithalatin zaman ve kirtasiye maliyetini yukseltecek bu girisime hayir deyin. Ben de memnun degilim Ingilizce alfabeyle Turkce yazmaktan ama artik 2004 senesinde internette basin gucuyle devlete teknolojik yasak koydurma kampanyasi yapilmasini cok daha uzucu buluyorum.