GNU/Linux Kullanışlılık Testi için Gönüllü Katılımcılar Aranıyor

0
gorkem
Coğrafi ve kültürel açıdan dağıtık bir yardımlaşma ve imece ortamında geliştirildikleri ve insan-bilgisayar etkileşimi İIBE) uzmanlarının bu sürece katılımlarının az olması nedeniyle Linux ve benzeri açık kaynak kodlu yaziımların kullanışlılık alanında diğer işletim sistemlerinin gerisinde kaldığı düşünülüyor.

Bu alanda yapılan laboratuvar testleri, şimdiye kadar çok kısıtılı imkanlarla gerçekleştirildi. Hazırlanan raporların nitelik ve nicelik açısından yeterli olmaması, bu çerçevede çalışma yapan yazılım geliştiricilerinin de referans alabileceği kaynakların sınırlı sayıda olmasına neden oluyor. Bu nedenle, İstanbul Bilgi Üniversitesi Dolapdere kampüsünde 10 Aralık - 31 Aralık tarihleri arasinda 12 test katılımcısının yer alacağı "Linux işletim sistemi kullanışlılık testi" yapılacaktır.
Test çalışmasında "Linux kullanışlılık testi yaparak" görev almak ve akademik katkıda bulunmak isteyen meraklı ve ilgili arkadaşların aşağıdaki özelliklere sahip olması gerekiyor:
  • 20 - 35 yas arası, en az lise mezunuz
  • Iyi derecede İngilizce bilen
  • Daha önce Linux kullanMAmış
  • MS Windows işletim sisteminde kurulum ve kullanım deneyimi sahibi
  • Günlük hayatta bilgisayarıyla Internete bağlanan, e-posta alıp gönderen, bilgisayarıyla müzik dinleyen, kelime işlemci kullanan, hızlı mesajlaşma sistemlerinden birisine üye (ICQ, Yahoo, MSN, Jabber vb)
Test yeri Bilgi Üniversitesi Dolapdere kampüsü, yaklaşık test süresi 1.5 saat olacaktır. Test sonunda küçük bir hediye verilecektir.

Gönüllülerin gorkem_at_gorkemcetin_nokta_com adresine bir e-posta ile başvurmaları rica edilir.

Görüşler

0
aragorntheelessar
bence güzel bir uygulama eğer daha önce GNU/linux kullanmamış olsaydım kesin katılırdım bu çalışmaya en azından artık win. mi uyoksa linux mu?? yarsiz tartışmaları engellenmiş olur bir bakıma herkes anlar ayrı kulvarlarda olduğunu.
0
FZ
Türkiye'de çok çok çok az işlenen, ele alınan bir konu kullanıcı bilgisayar etkileşimi, belki ondan daha az ele alınan konu olsa olsa programcı psikolojisidir (geyik olarak ya da işletmeci gözü ile değil, gerçekten bilimsel gözle, psikolojik bakış açısı ile, deneylerle, testlerle falan).

Bu tür bir çalışmanın bilimsel ölçülere ve dürüstlüğe sadık kalınarak titizlikle gerçekleştirilmesinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Özellikle test edilen değişkenlere, korelasyonlara falan dikkat etmek şart. Tabii sayısal, istatistiksel sonuçların ötesinde bunların yorumlanması da çetrefilli ve yine çok hassasiyet gerektiren bir konu. Sonuçlar sadece akademik yayınlarda değil, özet ve kolay anlaşılır dille popüler büyük medyada da duyurulmalı.

Böyle deneyi gerçekleştirecek ekibe peşinen teşekkürlerimi sunuyor ve sonuçları büyük bir merakla beklediğimi beliriyorum. Bol şans!
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Çıldırmak Ya Da Depresyona Girmek: Ailecek

FZ

Üç farklı coğrafyadan gelen üç düşünür, üç bilim insanı. Üçünün de farklı sözcüklerle yazdıkları ama ortak konuya değindikleri bir yazı. Böylesine bir kesişimi not etmemek buraya haksızlık olurdu.

Gündüz Vassaf'ın 6 Ocak 2008, Pazar günkü yazısından bir bölümle başlayalım "21. yüzyılda çıldıranlar, çıldırmayanlar":

"Mesleğimden vazgeçmemde Hacettepe Üniversitesi Hastanesi psikiyatri polikliniğinin bekleme odasının duvarında asılı yazınının mutlaka etkisi olmuştur.

'Dünyayı değiştirmeye çalışacağına kendini değiştirmeye bak.' Nerdeyse tüm dünyada gençliğin ayaklandığı yıllardı. Düzene karşı gelen '68 kuşağının, sınırsız, savaşsız dünya özlemini belki en iyi John Lennon'un 'Imagine' adlı şarkısı özetliyordu. Sonuçta '68 kuşağı yaşlandı, düzenle bütünleşti. 'Olgunlaştı,' 'gerçekçi' oldu. 21. yüzyılın yeni kuşakları insanı çıldırtan bir dünyaya doğuyorlar. Teröre karşı verildiği söylenen savaş çıldıranları daha da çıldırtıyor. Türümüzün tarihinde zengin yoksul uçurumu bu kadar aşılmaz olmamış, zenginler servetlerini bu kadar fütursuzca sergilememiş, servet, şöhret uğruna değer yargılarımız bu denli altüst edilmemiş, ahlak bu denli umursanmamıştı.

Biohacking

robertosmix

Geçenlerde hackaday.com'da da rastladığım ve yakında (bir taraftan) insan ömrünü olduğundan çok ama çok daha fazla uzatabileceğini düşündüğüm bir prensip'i sizlerle paylaşmak istiyorum. Aslında anlatılan prensipler ve davet edilen araştırma sahası bir çok "hacker"'ın günlük yaptığı çalışmalardan farklı değil. Ama burada konu edilen "hack"lenebilir mekanizmaların tamamı yaşayan organizmalar.

Amerika Gezi Rehberi - 1

sundance

Çalışmakta olduğunuz şirket bir yazılımın eğitimini almak için sizi yurtdışına mı gönderiyor? Ya da LinuxExpo, Compex veya EEE gibi bir fuara gideceksiniz, ama daha önce hiç yurtdışına çıkmamışsınız, neler yapılması lazım, ne gibi ince noktalar var bilmiyorsunuz.

Malum, bilgisayar sektöründe yurtdışına gidip gelmeler çok oluyor, belki son onbeş günde edindiğim tecrübeler birilerinin işine yarar diye aldığım notları alt alta yazayım dedim.
Bu yazı genel olarak yurt dışına çıkmayla, özel olarak da Amerika'ya gitmeyle ilgili. Verilecek ipuçlarının çoğu genel, ama Amerika ve NewYork'a özgü bir iki küçük detay da var, umarım birilerinin gezisi benimkinden daha kolay olur bu sayede :)

Öğrenmenin Psikolojisi

FZ

comp.lang.lisp'i takip ederken Robert Strandh'in bir mesajına rastladım. Strandh mesajında kısa süre önce yazdığı bir makalenin adresini veriyordu. Öğrenmenin psikolojisi üstüne yazılmış bu kısacık makale kendime, etrafımdaki insanlara ve günlük hayatıma dair çok güzel ipuçları barındırıyor, pek çok şeyi aydınlatıyordu; bu yüzden makaleyi Türk diline kazandırıp FM camiası ile paylaşmak ve bu önemli konuyu masaya yatırmak istedim.

Robert Strandh Bordeaux Üniversitesi'nde (Fransa) çalışan bir bilgisayar bilimleri profesörüdür. 1988 yılından beri üniversitede araştırmalarını sürdüren Strandh genel olarak programlama ile, özel olarak da dinamik dillerle, ağırlıklı olarak Common Lisp ile ilgilenmektedir. Robert Strandh 7 yıldır kendi yazılım projeleri için de Common Lisp programlama dilini kullanmaktadır.

Türkiye'nin internetteki en büyük süpermarketine hoşgeldiniz!

anonim

Başlıktaki slogan son bir kaç gündür gündemde olan Gima'ya ait. Konu şöyle gelişiyor, Gima'ya ait veritabanına elektronik olarak sızılmış ve firmanın depoladığı kredi kartı bilgileri çalınmış.

Üstelik olay firma bilgi işlemi tarafından değil, bankalar tarafından, çipli kartların manyetik olarak yoğun kullanıldığı için ortaya çıkartılmış.