Derinlik sahibi videolar

0
tongucyumruk
3DV Systems tarafından duyurulan bir sisteme göre artık kameralarla kayıt yaparken derinlik bilgisini de görüntünün içine gömmek mümkün olacak. Belki henüz 3D filmler çekemiyor ama özellikle key framing konusunda bir devrim yaratmaya aday gözüküyor. JVC şimdiden bu sistemi kullanan bir kamerasını duyurdu.

Sistemin en önemli getirilerinden biri artık çekilen görüntüden bir kısmını ayırmak için görüntüyü tek renkli bir ekranın önünde çekmek zorunda olmamanız. Sistem görüntüdeki derinliği ölçmek için infrared ışınlardan faydalanıyor. Bu kızılötesi ışın yoluyla elde edilen derinlik bilgisi her frame için ekstra bir ZBuffer frame`inde tutuluyor. Şimdilik oldukça pahalı makinalarda ve profesyonel sistemlerde kullanılıyorsa da kullanıcı seviyesine inebilirse çok eğleneceğiz demektir.

Konuyla ilgili Slashdot`ta çıkan haber.

İlgili Yazılar

Google Search Appliance

FZ

Gene Google, gene güzel bir fikir. Adamlar Internet'i aradığınız hızda ve kalitede neden şirket ağınızdaki tüm HTML, Office, PDF, Postscript belgelerini ve daha bir sürü ıvır zıvırı arayamayasınız ki demişler ve şöyle hafif ancak marifetli bir alet yapmışlar adını da Google Search Appliance koymuşlar.

Intel tabanlı, Linux temelli bu şirin aleti fişe takıyor, networke bağlıyorsunuz ve sonra da bu alet 10 GB'a kadar olan veriyi (150.000 doküman!) arka planda sizi rahatsız etmeden indekslerken şirketinizdeki elemanlar da güzel güzel arama tarama yapabiliyorlar.

Bamya boyutunda 1 GB`lık flash disk

larweda

Netac adında bir çin firması, 4,5x1,7x0.9 cm boyutunda USB arayüzlü flash diskler üretiyor. Bu ufacık şirin aletler, ki firma bunlara Onlydisk diyor, 8 MB - 1 GB arası kapasitede olabiliyor ve USB driver`ı yüklendikten sonra Windows ve MacOS ortamları için plug and play hale gelebiliyorlar. Linux için herhangi bir bilgiye rastlamadım ama eminim çok yakında linux desteği de çıkacaktır. Veri transfer hızının pek süper olmaması (750 KB/S okuma, 450 KB/S yazma) belki dayanılabilir bi kısıtlama, ama fiyatlar gözönüne alınırsa pek de o kadar ulaşılabilir olmuyor. 32 MB`lığı 120$, 64 MB`lığı 217$, 128 MB`lığı 361$, 256 MB`lığı 438$, 256 MB`lığı 810$ 1 GB`lığı da 1415$ fiyatında. Kimbilir, belki bigün fiyatları düşer de biz de hayallerini kurmaya başlarız.

LUDWIG ve Robotların Neşeli Dünyası

FZ

LUDWIG ortalama bir insanın %80'i kadar bir hacme sahip, iki kollu (her biri üç serbestlik derecesine sahip), dönebilen kafası üzerinde stereoskopik kamera taşıyan insansı bir robot. Diğer insansı robot örneklerine kıyasla daha az serbestlik derecesine sahip çünkü geliştirilmesindeki esas amaç algılama, bilgiyi temsil etme ve tanıma problemleri üzerinde çalışan araştırmacıların bu konular üzerinde yoğunlaşmalarını sağlamak...

Kuantum Noktaları ve Programlanabilir Madde

FZ

Başlık yeterince garip geldi ve dikkat çekti ise okumaya devam: "Programlanabilir madde," birkaç hareketle "kurşun" gibi davranan sonra yine birkaç parametresini değiştirebileceğiniz ve "altın" gibi davranmasını sağlayabileceğiniz bir madde. Bütün bunlar malzeme bilimleri ile ilgili ve kuantum mekaniği ile elektroniğin arakesitinde yer alıyor.

21. yüzyıla hoşgeldiniz! Kuantum noktaları etrafındaki küçük elektrik alanlarını kontrol ederek elektronlar içeri ya da dışarı pompalanabiliyor, birer birer, ikişer ikişer ya da bir seferde binlercesi. Bunların oluşturduğu bulutların boyunu ve şeklini kontrol etmek dahi mümkün. Böylece söz konusu yapının doğal atomları taklit etmesi sağlanabiliyor ya da doğada mevcut olmayan yapay maddeler oluşturmak mümkün olabiliyor.

Bu dudak uçuklatıcı makaleyi okuduktan sonra FAQ: Quantum Dots and Programmable Matter sayfasına göz atabilir ve Hacking Matter: Levitating Chairs, Quantum Mirages, And The Infinite Weirdness Of Programmable Atoms isimli kitabı ısmarlayabilirsiniz. Tüm bunlardan sonra da Wil McCarthy´nin O´Reilly bünyesinde vereceği konferansa katılabilir ve bu yüzyılı şekillendirecek teknolojilerden birini daha yakından tanıyabilirsiniz.

Türkiye İşlemcisini Tasarlıyor

FZ

Türkiye, son 25 yılda bilişim sektöründeki gelişmeler karşısında genel olarak "tüketici" konumunda kalmıştır. Aslen üniversitelerimiz ve diğer teknik okullarımız, bu süreci gerektiği gibi hem bilimsel hem de sanayi anlamında takip etmiş olmakla birlikte toplum, sadece teknolojiyi kullanan, bunun eğitimini alan ve veren konumda olmuştur. Teknolojik eğitimde, bir nebze olsun daha yaratıcı olabilmek adına ve doğrudan bilgisayar tasarımının kullanıcılar, teknik elemanlar ve mühendisler tarafından daha yakın irdelenmesi amacı ile bu yarışma düzenlemiştir. Türkiye'nin işlemcisini tasarım sürecinde insanların sayısal devrelere, bilgisayar organizasyonu ve mimarisine, işlemcilere daha ilgili olabilmeleri ve daha iyi bir eğitim amaçlanmıştır.