Linux`un patladığı nokta...

0
sundance
Hep yazıyoruz Linux şöyle, Linux böyle. Çünkü açıkcası tamamen gönüllü organizasyonlar tarafından bir `fazlamesai`lere dayanan böyle bir proje bizde gerçekten heyecan ve keyif uyandırıyor.

Ama bu demek değildir ki Linux`daki kötü yanları da görmezden geleceğiz.
Birçok X Windows yöneticisinde terminaller arası copy/paste yapamamak bunlardan biri mesela ;)
Evet yanlış duymadınız. Aslında bu problemi Linux`un problemi olarak ortaya koymak belki yanlış olabilir ama daha çok Linux üstünde karşımıza çıktığından dolayı değinmekte fayda olduğunu düşünüyorum.

Hatta şöyle söylemekte yarar var şimdiye kadar onlarca defa Unix (Linux/Solaris/BSD) kurmuş birisi olarak ben ICEWm, KDE ve XFCE3 altında, xterm, rxvt, konsole ve kvt gibi terminal programlarında mouse kullanmadan klavye ile copy/paste yapmayı BECEREMEDİM!

İşin komik yanı bu konu için Internet üstünde de kaynak yok. Bülten tahtaları inliyor nasıl yaparız bu işi diye, ama cevap yok. Aslında cevap var, `Çok kolay mouseun üçüncü tuşuna basarsınız` veya `o yoksa emulate three buttons seçip sağ sol tuşa beraber basarsınız` fakat bu işin keyboard üzerinden yapılma yolu yok ortada...

Sizi bilmem ama ben bunu gerçekten anlayamıyorum. Nasıl olur da böyle bir şey ıskalanabilir, hem de bu kadar fazla yazılım tarafından. Dahası KDE gibi standartlar belirleyen bir pencere yönetiminde bile Alt+v Alt+C tuşları ayrılmış bu işler için reserve edilmiş olsalar da nasıl olur da bu işin en çok gerektiği terminallerde çalışmazlar.

Anlayan beri gelsin.

Not: Keşke birileri çıksa da `biladerim sen tamamen yanlış anlamışsın, bak şu tuşlara bastığında oluyor bu iş tamam dese :)

İlgili Yazılar

Ottowa Linux Sempozyumundan Makaleler

sundance

Internet`te dolaşırken şöyle bir dökümana rasladım. 26-29 Hazinran tarihleri arasında yapılan Ottowa Linux Sempozyumundaki bildirgelerin toplandığı 600 sayfalık bir pdf.

3Mb`lık bir download, bence kesinlikle değer bir okuyun.

Bazı başlıklar...

Detaylı bir NT - GNU/Linux Kıyaslaması

FZ

Şimdiye dek pek çok tartışma yaşandı, pek çok kaynak incelendi. Bilen biliyor diye de geçiştirebiliriz ama bu konuda derli toplu ve bir hayli detaylı kıyaslamalı bilgi sunan bu önemli kaynağı es geçmek istemedik.

Söz konusu sitede (NT dediğine bakmayın) Win2000 işletim sistemi ailesi ile GNU/Linux pek çok bakımdan, kategorize edilmiş şekilde madde madde kıyaslanıyor. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmamak lazım, okuyalım, fikir sabihi olalım.

Yeni bir Unix kabuğu, vshnu

sundance

Tamam, Unix dinazorusunuz, komut satırı en güzeli diyorsunuz, fakat yine de arada kimse bakmazken Midnight Commander açıp "oh be ne rahatmış?" dediğiniz de oluyor mu?

Ya da, bash'in vi komut satırını kullandığınızda "işte bu" dediğiniz oluyor mu?

Sizler için de görsel bir kabuk var: Vshnu. Hem de ne kabuk, hem komut satırına hizmet veriyor, hem vi komutlarını alıyor, hem de Perl scriptleri ile makrolar kabul ediyor. Dahası kendisi de bir perl scripti, hatta sıkı durun bir Perl modülü. Bir deneyin derim şahsen...

Linux Başarı Ödülleri 2003 yarışması sonuçlandı

huseyin

IBM Türk açık kodlu projelerin gelişimini desteklemek amacıyla bu yıl ikincisini düzenlediği Linux Başarı Ödülleri 15 Ekim'de sona erdi.

21 projenin finale kaldığı yarışmada, Önsel Armağan, Hüseyin Ergün ve Murat Kumaç 'ın hazırladığı Turquaz, açık kodlu muhasebe yazılımı birinci oldu.

Proje ekibi, ödül olarak IBM bilgisayar ve AISEC'ten yurtdışı staj imkanı kazandı.

Ulusal GNU/Linux Dağıtımı Yapmak Ne Kadar Anlamlı?

FZ

mp3.com ile köşeyi dönen ve ardından masaüstü GNU/Linux dağıtımı işine giren ve Linspire isimli bir GNU/Linux dağıtımı satmaya başlayan Michael Robertson, ülkelerin ulusal dağıtımlarını geliştirmelerinin pek de mantıklı ve anlamlı bir iş olmadığını düşünüyor.

Robertson'a göre bu durum yıllar önce ülkelerin kendi ulusal havayollarına sahip olmaya çalışmalarına ve sonra da o havayolları şirketlerinin zarar etmesine benziyor. Robertson, ciddi bir masaüstü dağıtım geliştirip kitlelere sunmanın büyük bir ekip gerektirdiğini ve bundan daha önemlisi çok hızlı, kıvrak ve piyasa koşullarına göre hareket edilmesinin önemli olduğunu, bunu da ancak özel sektörün becerebileceğini, devlet kurumlarının bu tür bir alanda yeterince çevik ve öngörülü hareket edemeyeceğini belirtiyor. Yazar, Brezilya ve Çin gibi ülkelerin ulusal dağıtım geliştirme çabalarının arzu edilen noktaya varamayacağını belirtiyor.

Kaynak: http://emresokullu.blogspot.com