Kılıçla Yaşayan , Kılıçla Ölür... :)

0
anonim
Kevin Mitnick'in şirketinin web sitesi geçen hafta web sisteminde küçük bilinen bir açık olduğunu belirten bir Alaska'lı hacker tarafından hack edildi. Keşiften sonra 2 saat içerisinde gerekli yama geçildi.
Hack edilen bilgisayar Defensive Thinking'in üretim sistemlerinden ayrı, herkese açık bir ağda bulunan bir bilgisayar.

Kevin Mitnick: "Siteyi açtığımızdan beri her gün, her ülkeden sayısız saldırı alıyoruz" dedi ve ekledi: "Sanırım, eğer genç bir hacker'sanız ve yeteneklerinizi kanıtlamak istiyorsanız, burası iyi bir hedef. Bana 'Gunfighter' filmini hatırlatıyor."

Böylesine açık bir hedef olmak Defensive Thinking'in müşterilerine yarıyor: Tüm saldırılar araştırılıyor ve kataloglanıyor. Bu sayede firmanın, çoğu yayınlanmamış ve sistem/yazılım üreticilerinin bilmediği güncel saldırı metodlarında farklı bir perspektifi olabiliyor.

Kaynak: http://www.defensivethinking.com/press/defthi-hacked.htm

Görüşler

0
nirvana
Kaynak: Olympos.org olacaktı galiba?
0
FZ
Yazının sonunda kaynak belirtilmiş. Sitenin resmi duyurusu yani. Kontrol ettim. Çalışan bir URL.
0
FZ
Bu arada `bakın ne kadar popüler bir siteyiz bize ne kadar çok saldırıyorlar bu sayede de her türlü saldırı yöntemine dair detaylı bilgi sahibi olup müşterilerimize yardımcı oluyoruz´ yorumu da kayda değer bir yorum olmuş doğrusu :)
0
Nightwalker
Eh... Kevin babayı da yedi kapitalizm , hadi hayırlısı olsun :) . Bundan sonraki kurban kim olur acaba ?
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Microsoft Yamana Yamana Ne Hale Geldi ?

sundance

Outlook`da bir açık daha. Zaten Lovebug ve Anna wormlarından sonra, artık önüne gelen Vbasic`çi virüs yazmaya başladı `Nasıl olsa Outlook`da bir şekilde çalışır` diye :)

Son virüs benim hep illet olduğum (Outlook kullanmadığımdan olsa gerek) maillara eklenen VCARD dosyası sayesinde yayılmakta. Artık ne yapacağı yaratıcılığa kalmış, ekrana bir yazı çıkartabilir, harddiskinizi formatlar, sharinglerinizi full açar vs.
Allahtan MS hemen bir patch yayınlamış. Detaylı haber Wired'da

Türkiye´de Online Alışveriş Tehlikesi

ts

Bir çogumuz internetten alisveris yapiyoruz. Çogu zaman internetten alışveriş yapmak zaman kazandırıyor, daha çok çeşide birkaç tıklama ile ulaşmamızı sağlıyor.

Tüm bu olumlu yanlarina nazaran her zaman kafaları karıştıran yanları da olmuştur Internetten alışverişin. Dünyadaki gelişmelere paralel olarak artık yurt dışındaki kapsamlı alişveriş sitelerinin yanında onlarla yarışabilecek yerli versiyonlarına da ulaşabiliyoruz. Fakat ilk günden beri insanların kafasını kurcalayan güvenlik konusunda her geçen gün yaşanan olumlu, olumsuz tecrübeler kimilerini internetten alışveriş yapmaya yöneltiyor kimilerini ise güvenlik gibi birtakım kararsız konulardan dolayı tereddüde düşürüyor.

Lastik Hortum Kriptanalizi: Türk Usulü Şifre Çözme - Ya Seve Seve Ya ...

muhuk

Böyle haberlerle anılmak çok üzücü. Bruce Schneier'ın yazısından kısa bir alıntı yaparak yorumlara dikkatinizi çekmek istiyorum:
Cryptographers have long joked about rubber-hose cryptanalysis: basically, beating the keys out of someone. Seems that this might have actually happened in Turkey

Gmail Problemi(!)

e2e

Gmail'in "kişisellik"i ihlal etmesi, sınırsız disk alanı gibi özelliklerinden daha fazla tartışılmıştı. Ama tartışmalar bir süre sonra yerini tam bir sessizliğe bıraktı. Ama SecurityFocus'taki yazıdan sonra bu tartışmaların kolay kolay bitmeyeceği anlaşılıyor.

Google, mail mesajı-reklam ilişkisinde kişisel hakların gözardı edildiği, gizlilik ilkesinin yok sayıldığı eleştirilerine, "Mesajları insanlar değil, bilgisayarlar tarayacak" cevabını veriyordu. SecurityFocus'ta yazan Mark Rasch ise yazısında, "bir insan ya da insanlar tarafından yazılmış bir program; ikisi de aynı şey" diyor. Yazar, ayrıca bu tarz tarama sistemlerinin yeni bir Echelon işlevi taşıyabileceğini belirtiyor. Ve Google'ın bu politikasının ABD yasalarına da ters düştüğünü belirtiyor.

Parmak İzinize Güvenmeyin!

FZ

Yani teorik olarak güvenin tabii, iki kişinin aynı parmak izine sahip olması çok ama çok düşük olasılık ama konumuz şu ki Japon şifre uzmanı Tsutomu Matsumoto herhangi bir elektronik hobi dükkanında bulunabilen malzemeleri ve bilgisayarını kullanarak endüstride yaygın olarak kullanılan 11 parmak izi biyometrik güvenlik donanımını kandırmayı başarmış!

Bu vesile ile ve NEC'in geliştirdiği süperbilgisayarı da hatırlatarak "abi Japonlar yapmış" geyiğine son verilmesi, bunun bir geyik değil düpedüz gerçek olduğunun kabul edilmesi kampanyası başlatıyorum! :)