e-Türkiye İçin Acil Olarak Ne Yapılmalı?

0
aRda_
Aksam Gazetesi'nin 06.02.2004 tarihli, "Haftanın Görüşü" bölümünde Mustafa Akgül Hocam ülkemizdeki bilişim ve e-devlet sorunlarını kaleme almış:

"Türkiye İnterneti 10 yaşını geçti. Ülkemiz Telekomun tekelini kaldırdı. Bilgi Toplumu için DPT bünyesinde 'Bilgi Toplumu Dairesi' kurdu. 'e-Dönüşüm KısaDönem Acil Eylem Planı'nı Aralık 2003'te kabul edildi. 'Bilgiye Erişim' ve 'E-imza' yasalarını kabul edildi. Teknoparklarda KDV indirimi yapıldı. E-dönüşüm için bakan, üst düzey bürokrasi ve sivil toplumu içeren 'İcra Kurulu' oluştu.

Peki bunlar yeterli mi? Geçmişte de olumlu pek çok başlangıç yaptık ülke olarak. Bu yazıda endişe ve önerilerimizi paylaşmak istiyoruz."

Yazının Devamı İçin: http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2004/02/06/teknoloji/teknoloji2.html

İlgili Yazılar

Türk iştirakçilerin yeni sloganı: hadiii gidiyoozzz!

musshani

Türkiye Araştırmalar Merkezi Direktörü Faruk Şen, Almanya'nın ve diğer AB ülkelerinin önümüzdeki süreçte yeniden göçmen almaya başlayacaklarını bildirdi. Şen, "Ancak alınacak göçmenler öncelikle AB'ye aday diğer 12 ülke arasından temin edilecek" dedi. Şen, bu nedenle, Türkiye'nin bir an önce Ankara Anlaşması ve Ortaklık Konseyi kararlarında vurgulanan Serbest Dolaşım hakkını talep etmesini istedi.

Çek Cumhuriyeti Posta Servisi Linux'a Geçti

redline99

Çek Cumhuriyeti'nin ikinci en büyük şirketi olan Czech Post'un ülke çapında 3400 posta ofisi ve 40.000 çalışanı bulunmakta. Yılda ortalama 1 milyar posta hacmine sahip işletme, APOST isimli bir yazılım kullanyor.

10 yıl önce bugün...

dcc

Hafızanızı bir yoklayın bakalım... 10 yıl önce bugün, 29 Nisan 1994'te hangi büyük firmanın iflas ettiğini hatırlayabilecek misiniz?

Yeni bir işletim sistemi için 2.500.000 €

FZ

MINIX 3'ün geliştiricisi ve tüm zamanların en önemli bilgisayar bilimleri kitaplarından birkaçının yazarı Andrew Tanenbaum, sağlam ve güvenli işletim sistemleri geliştirmek için Avrupa Araştırma Konseyi İleri Seviyeli Araştırmalar fonundan 2.5 milyon € fon aldı.

Çalışmanın temel sebebi mevcut işletim sistemleri çok büyük ve kötü yapılandırılmış olmaları, bu durumun her sene daha da kötüleşmesi. Araştırma kapsamında çok daha küçük, modüler, hatalara dayanıklı, çoklu sunucu tabanlı işletim sistemleri tasarlanacak ve test edilecek. Tanenbaum kendi liderliğinde bu konuda çalışacak ve yazılım konusunda doktorasını yapmış araştırmacılara bir çağrıda bulunmuş durumda (proje ile ilgili doktora pozisyonları ve programcı pozisyonları dolmuş).

Müjde! Bilişimin arsa derdi çözülüyor...

bm

Biz burada Larry Wall'un davranışından felsefi manalar çıkartmaya, hem Malkoçoğlu rumuzu kullanıp hem beynelmilel seviyede kaliteli yazılar yazarak Türk'ün Türk kalarak sadece batılının sanılan oyunu oynabileceğini göstermeye ve bu nevi pek çok faydalı iş yapmaya çalışırken öbür taraftan birileri devletimizin aklına bilişimle ilgili birşeyler sokuyor. Buradaki habere göre Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun "Uygun yerde bedelsiz arsa tahsis etmeye ve Bakanlar Kurulu kararıyla enerji ve vergi muafiyeti gibi teşvikleri vermeye söz veriyoruz" demiş. Vergi muafiyetini anladım ama arsa ve enerji nereden çıktı? "Bilişim şirketlerinin toplanarak bir sanayi bölgesi kurmaları" teşvik edilecekmiş. Bana mı öyle geliyor yoksa "sanayi bölgeciliği" diye bir rant işi mi var Türkiye'de?

Internet yavaş, pahalı ve kesiliyor; ilginç donanım buraya getirilmiyor, iyi teknik kitap bulamıyoruz filan diye şikayet edildiğini duydum ama doğru dürüst iş yaptığını düşündüğüm bilişimcilerden "ah ah keşke bütün şirketler yanyana olsa" diye bir şey hiç duymadım. Pardon düzeltiyorum, hiçbir bilişimciden duymadım bunu. "Ne güzel ofis bilmemne maliyeti olmadan evimizden çalışabiliyoruz" yahut "net sağolsun bir sürü bilgili insanla dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar etkileşebiliyoruz" diyen çok bilişimci tanıyorum tabii. Bunun sebebi galiba benimle konuşan bilişimcilerle devletimizin aklına bu fikirleri sokan bilişimcilerin farklı olmaları.

Sizin aklınız eriyor mu "ithal veya yerli bilişim profesöründen gelir vergisi almayacağım", "telekom işini dehal halledeceğim", "bilişimde şirketleşmek artık 5 dakika", "Türk gençleri evde oturup annelerine çay yaptırıken ABD'nın yüksek katma değerli bilişim sektörününde yer almalı" gibi şeyler demek varken, "arsa tahsis edeceğim", "teşviği insana değil bölgeye vereceğim, siz bölgeye gelin", yani bir yerde efektif olarak "Türkler Türkler'le yakın durup hep Türkler'le konuşsunlar ki Türkiye dışında hiçbir yerde doğru olmayan doğrular üretelim" denmesine? Kimler bu insanların aklına bunları sokuyorlar Allah aşkına? Ben mi çok huysuz veya cahilim yoksa hakikaten ters bir perspektif mi bu?