64 bitlik Şifre 4 Yıl Sonra Kırıldı

0
FZ
Milyonlarca işlemci saati ve dört yıllık insan emeğinin ardından RC5 64-bitlik şifresi kırıldı.

331.252 adet gönüllü makinanın kullanıldığı deneyde Distributed.net isimli isimli bir bilgisayarcı grubu RSA Security'nin meydan okumasını kabul etti ve 10.000$'lık çeki aldı.

"Her ne kadar bu projenin süresi 64 bitlik RC5 algoritmasının güvenilirliği ile ilgili olarak çok problem yaratmıyor gibi görünse de gene de birkaç yıldan daha uzun süre korunması gereken hassas bilgiler için RC5-64'ü tavsiye etmiyoruz," şeklinde konuştu şifreyi kıran grup.
15.769.938.165.961.326.592 farklı anahtarı denedikten sonra Tokyo'daki bir PC bulduğu çözümü Distributed.net anahtar sunucularına gönderdi.

Anahtar 14 Temmuz'da teslim edildi ancak haberci yazılımdaki bir hatadan ötürü bu durum son anda fark edilebildi.

RSA Laboratuvarları baş bilimadamı Burt Kaliski, "Bu projedeki tüm katkılarından ötürü Distributed.net ve tüm emeği geçenleri takdir ediyoruz" dedi.

"Bu sayede endüstrideki kuruluşlar bir anahtarı doğrudan arama yöntemi ile ele geçirmek için gerekli olan zamanı ve bilgi işlem gücünü görmüş oldular."

Distributed.net kurucusu ve başkanı David McNett ise "Bir kez daha ortaklaşa gerçekleştirilen dağıtık bilgi işlemin gücünün güvenlik teknolojisine nasıl uygulanabileceğini sıradan PC'leri kullanarak gösterdik" şeklinde konuştu. "Kriptografi topluluğunun bazı şeyleri daha iyi kavramasını sağlayacak yeni meydan okumaları bekliyoruz."

Şifresi kırılan mesajda şu vardı: "Bazı şeylerin gizli kalması daha iyidir."

İlgili Yazılar

Distributed Denial of Service´a (dDoS) karşı nasıl bakakalınır?

conan

Steve Gibson, Gibson Araştırma merkezinin güvenlikten sorumlu elemanı(Soyadından çıkardığım kadarıyla da kurucusu olabilir), sayfasında 4 Mayıs 2001 günü grc.com sitelerine yaşadıkları dDoS saldırısını en ince ayrıntılarına kadar anlatmış. Bir sistem yöneticisi ve saldırıyı an an yaşayan `güvenlik görevlisi`nin bakış açısından saldırıyı bu linkten okuyabilirsiniz. Bence alınacak ilginç dersler var. Aynı yazıyı pdf formatında da indirebilirsiniz.

Ayrıca Steve'in hackerlara karşı yazdığı açık mektubu da okumanızı tavsiye ederim :)

Gmail Problemi(!)

e2e

Gmail'in "kişisellik"i ihlal etmesi, sınırsız disk alanı gibi özelliklerinden daha fazla tartışılmıştı. Ama tartışmalar bir süre sonra yerini tam bir sessizliğe bıraktı. Ama SecurityFocus'taki yazıdan sonra bu tartışmaların kolay kolay bitmeyeceği anlaşılıyor.

Google, mail mesajı-reklam ilişkisinde kişisel hakların gözardı edildiği, gizlilik ilkesinin yok sayıldığı eleştirilerine, "Mesajları insanlar değil, bilgisayarlar tarayacak" cevabını veriyordu. SecurityFocus'ta yazan Mark Rasch ise yazısında, "bir insan ya da insanlar tarafından yazılmış bir program; ikisi de aynı şey" diyor. Yazar, ayrıca bu tarz tarama sistemlerinin yeni bir Echelon işlevi taşıyabileceğini belirtiyor. Ve Google'ın bu politikasının ABD yasalarına da ters düştüğünü belirtiyor.

Hacker´lar California´nın Elektrik Şebekesindeler

PCc0d3r

Hacker'lar bu sefer ABD'nin California eyaletinin elektrik şebekesine dadandı. 25 Nisan'da şebekenin ana bilgisayarına giren sanal korsanlar 11 Mayıs'a kadar fark edilmemişler. Neyse ki sisteme önemli bir hasar verilmemiş (ki bunu yapabilecekleri noktalara dahi erişmiş hacker'lar).

FBI'ın yaptığı araştırmalara göre saldırının Çin'in Guangdong bölgesinden yapıldığı tahmin edilmekte. Ayrıca Santa Clara ve Tulsa'dan da olabileceğini söyledi yetkililer...

NSA SELinux´u Güncelledi

FZ

ABD´nin en önemli istihbarat kurumlarında NSA (National Security Agency), 23 Şubat 2004 tarihinde SELinux sistemini güncelledi ve kamuoyuna son gelişmeleri duyurdu. Ayrıntılı bilgiye ve SELinux kaynaklarına bu adresten erişebilirsiniz.

Avustralya, Koreli korsanların tehdidinde!

Soulblighter

Kuzey Kore askeri birliği, 500 kadar bilgisayar korsanı kiraladı. Korsanların görevi Güney Kore, japonya ve Amerika ağlarına sızarak bilgi çalmak.
Güvenlik uzmanları, Avusturalya'nın Amerika ve Avrupa'ya göre daha fazla risk altında olduğunu, bilgisayar korsanları için basit hedef olduğunu söylüyor.
Adını açıklamak istemeyen bir Amerikalı güvenlik uzmanı, Avustralya'nın şirket ağlarına giriş için "arka kapı" olarak kullanılabileceğini ve Kuzey Korenin amacına ulaşmasına neden olabileceği yönünde uyarıyor.
Avustralya'lı firmalar ise Amerika'lı ve Avrupa'lı firmalar ile aynı düşünce yapısına sahip olmasına rağmen güvenlik konusunda daha rahat davranıyorlar. Bu da onları açık tehdit haline getiriyor. Haberin devamı...