Bir programcı gözüyle DNA

0
tongucyumruk
"Eğer bir çekiçseniz, herşey bir çivi gibi gözükecektir".

Sanıyorum özellikle bu siteyi takip eden programcıların çoğu en az bir kez biyolojik yapılarla bilgisayarlar arasında bir bağlantı kurmaya çalışmıştır. Bu site DNA'dan başlayıp proteinlere uzanarak bilgisayar kavramları ile bu kavramların biyolojik karşılıkları konusunda oldukça detaylı bir inceleme içeriyor. Eğer kendini 4'lük sistemde (T, G, C, A) çalışan bir robot olarak ifade edenlerdenseniz bir uğramanızda fayda var.

Görüşler

0
FZ
Ben DNA mekanizmasını ve yol açtıklarını bir bilgisayar programına değil de daha çok GO oyununa benzetiyorum. Ya da tam tersi ;-)
0
malkocoglu
Shibumi'yi okudunuz galiba...
0
FZ
Allah seni inandırsın GO oyunu ile tanışıklığım SHIBUMI isimli kitabı okumamdan çok daha öncesine dayanıyor ve yani kişisel olarak alma ama bu soru ile 1500. kez karşılaşmak ruhumda kaotik fırtınalara yol açıyor :-P

Ne kitapmış yahu :) Bilmem kaç bin yıllık oyun için halkla ilişkiler kampanyası görevi gördü, kimsenin yapamadığını yaptı :)
0
FZ
Söz kitaplardan açılmışken GO bağlamında okuduğum en güzel romanlardan biri olan GO USTASI adlı kitabı tavsiye ederim.
0
polat
bir de dna kodlarini kullanarak mesaj yazma olayi var dna-o-gram diye..

gctaagaaaacaatgaaggtaatgaccatgaacaaggcaagcacg
0
anonim
Yakın bi gelecekte hdd'lerin yaptığı işi dna'lar üstlenebilir.
0
FZ
Bir de Adleman isimli üstad var, bizzat biyoloji laboratuvarındaki çözeltilerde barındırdığı genlerle optimizasyon problemlerini falan çözen. Kendisi meşhur (açık anahtar şifreleme algoriması) RSA´daki ´A´ oluyor ;-) Ya da DNA´nın A´sı mı deseydim? Yoksa ADENIN´in A´sı mı? :)
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

GUI Tarihçesi

FZ

Windows 1.0 neye benziyordu? Peki ya Apple II'yi gören oldu mu? OS/2 V 1.1 ? Hmm peki ya Perq diye bir iş istasyonu duydunuz mu, grafik arabirimini gördünüz mü? 1968'de ilk demosu yapılan 'mouse' ne menem bir aletti? Bugün kullandıklarımıza ne kadar benziyordu? Acaba Xerox Alto sistemini ve Elixir Masaüstünü kullanmak (en azından görsel olarak) nasıl bir duyguydu?

PostgreSQL 8.1 duyuruldu!

madness

Dünyanın en gelişmiş açık kaynak kodlu veritabanı sunucusu olan PostgreSQL'in 8.1 sürümü bugün duyuruldu.

Ayrıntılı Türkçe basın bültenine buradan ulaşabilirsiniz.

100$lık Laptop Projesi, TamTam ve CSound

FZ

One Laptop per Child, nam-ı diğer 100$lık laptop projesi için geliştirilen TamTam müzik yazılımı duyuruldu.

Python/GTK ile geliştirilen yazılım arkaplanda güçlü ve esnek CSound ses sentezleme sistemini kullanıyor ve çocuklara kolay kullanılabilir, eğlenceli bir arayüz sunuyor.

Görülen o ki Dr. Boulanger'nin kısa bir süre önce söylediği "milyonlarca kişi CSound kullanacak" lafı gerçekleşmek üzere.

FM'de daha önce çıkmış bir CSound haberi ile ilgili olarak buraya bakabilirsiniz.

Truva Linux 1.0 Beta Duyuruldu!

anonim

2004 yılı Nisan ayında bir grup Linux gönüllüsü tarafından Türk Linux kullanıcılarının ihtiyacına göre hızlı, güvenilir, kurulumu ve kullanımı kolay işletim sistemi hazırlanması amacıyla başlatılan Truva Linux Projesi'nin ilk ürünü "Helen" kod adlı "Truva Linux 1.0 Beta" sürümü duyuruldu.

Design Patterns: Tasarım Şablonları ve Programlama Dillerinin Kötü Yönleri

FZ

Geçen sene Eylül ayında, Volkan Yazıcı programlama dünyasının sıcak konularından biri olan tasarım şablonlarına yani 'design patterns' konusuna değinmişti:

Merhaba, comp.lang.lisp listesinde "This may be a nonsensical question, but I was wondering if it is idiomatic to apply common design patterns to lisp applications." kaşıntısı ile başlayan bir tartışmalar dizisi oldukça ilgimi çekti -- şüphesiz ki bunda bu dönem almaya başladığım Aspect-Oriented Software Development dersinin de etkisi olmuştur -- ve sizin ile oradan çok ufak bir mesajı paylaşmak istedim.


Tasarım Şablonları, nam-ı diğer Design Patterns mevzusu epey bir süredir sıcak konular arasında. Bu gibi durumlarda sık sık karşılaştığımız gibi konu basit bir teknik konu olmaktan çıkıp pek çok yanlış anlamayı, çok çeşitli felsefi bakış açılarını, alakasız yerlere dallanıp budaklanmayı, düpedüz mantıksal hataları, politik ve ekonomik savaşları bünyesinde barındırmaya başlıyor. Acaba neden?