gorkemcetin

gorkemcetin


0 takip ediyor | 0 takip ediliyor


Bilgi alanları


İlgi alanları

Bilen de bilişiyor bilmeyen de ! ( 59)

Sanırım bir yanlış anlaşılma ve/veya anlama var diye düşünüyorum. Benim Türkiye'de geliştirilen herhangi bir Linux dağıtımına karşı (malum sebeplerden) negatif düşüncem yok, olamaz da. Halihazırdaki dağıtımların niteliği ve niceliğini gördükçe keyifleniyorum. Buna sevgili Emre'nin Turkix'i ve Uludağ projesinin ilk ürünü olan Pardus da dahil.

Sonuçta Uludağ grubu uzun bir sürecin henüz başındalar. Çalışmaları takip eden herkesin, elinden geldiğince, yardımını esirgemeyeceğine, Pardus ürününü destekleyeceğine eminim. Şahsen, kısıtlı zamanım içinde, Pardus'u pek çok makineye kurup deneme fırsatı buldum, bunları bugs.uludag.org.tr'ye rapor etmeye çalışıyorum. Pek çok arkadaşın da aynısını yaptığını görüyorum. Eminim bu süreç hızlanacaktır.

Uludağ'ın gelmiş olduğu nokta mutluluk verici, bir o kadar da kritik. Proje, bazı arkadaşlarımızın beklentisini karşılamıyor olabilir. Bu çok normal. Zaman içinde hep birlikte eksik kısımları -tıpkı Mandrake'nin Fransa'da, SuSE'nin Almanya'da, Red Flag'in Çin'deki başarıları gibi- tamamlayabilir, yüzbinlerce Pardus kullanıcısını bu projenin bir parçası haline getirebiliriz.

Sonuçta, açık yazılım bu değil mi?

Sanırım Mustay arkadaşımızın bir yanlış anlaması olmuş. Proje grubundaki arkadaşların tamamını kendime çok yakın hissediyorum - hani derler ya, "çat kapı". Her hafta mutlaka görüşüyoruz. Tamam, Ayşe ve Serdar'a arada bir takılıyor olabilirim :-) Ama bu, Uludağ projesine ayıracağım zamanı önümüzdeki haftalarda daha da artırmayacağım anlamına gelmiyor :-)

Proje büyük gelişmelere gebe. Bekleyip, göreceğiz. Büyük ümitlerle başlamış bir projeyi büyük hedeflere doğru götürmek, biraz da çemberin dışındakilerin elinde. Ben sonuçtan adım gibi eminim!

Bir Pardus CD'si alıp denemelere devam edeyim..

(Fazla sayıda "ben" kelimesi kullanmışsam, affola!)

Mozilla Türkiye Resmi Sitesi Açıldı ( 7)

Merhaba

Bir kaç ek / yorum ..

* * *
Alıntı: Halbuki bu hataları yapan arkadaş, (çeviri yaptığına göre) yabancı bir dili öğrenebilmiş biri olarak, ilkokul'dan beri her sınıfta tekrar tekrar öğretilmiş olan temel Türkçe dilbilgisi kurallarını (cömertçe söylüyorum) 1-2 saatte öğrenir ve uygulamaya başlar.
* * *

Ben de süre açısından aynısını düşünüyordum, ancak hatalı öğrenilen imla kurallarının yerine düzgün oturması, doğrusunun öğrenilmesi, değil 1-2 saat, 1-2 aydan bile daha uzun sürebiliyor. Şahsen iki arkadaşımla -da, -de, -ki eklerinin nerede ayrı, nerede bitişik yazılması gerektiğine ilişkin konuşmama, kendilerinin bu konuda hatalarını giderme çabalarına rağmen, bu ekler, ayrı yazılması gereken yerde bitişik, bitişik yazılması gereken yerde ise ayrı yazıldı. Bunlardan birisi de yakınım. Dolayısıyla bu konuda biraz yapıcı, kibar-eleştirel noktada durmakta, gerekiyorsa doğrusunu yine alınganlık doğurmadan söylemekte fayda var.

* * *
Alıntı: Birisi "ben çeviri yapacağım" diye yola çıkıyorsa arkasında onun yazdıklarını kontrol edecek birileri olmaması beklenir. Bu son derece gereksiz bir işgücü kaybıdır. Yapılmış hatayı düzeltmektense hatayı baştan yapmamak çok çok daha verimli bir yöntemdir.
* * *

GNOME, KDE, OpenOffice.org ve Mozilla çeviri gruplarının tamamında kalite güvence çalışması yapılır. Örnek vermek gerekirse, Rıdvan, tüm OpenOffice.org çevirilerini (KDE'ye yakın sayıda dizge içerir) gözden geçirmiştir. Dolayısıyla gereksiz işgücü kaybı da olsa, dilini çok iyi kullananların çevirilerini tekrar gözden geçirmemiz şart. O noktada bile hatalar çıkıyor.

Bu yazdıklarım bio'ya karşı bir yorum olarak algılanmasın, ancak çeviri çalışmaları yıllardır hep hor görüldü. Aslında kanımca, çeviri gruplarında çalışan kişiler, Linux'un masaüstünde yaygınlaşması için en çok ter akıtanlar, belki de ortaya koyduklarıyla masaüstünde Linux'un kabullenilmesi için en yüksek seviye katma değeri üretenler. Çağlar ile Barış'ın yorumları bu açıdan çok değerli. Şimdiye kadar çok az kişi bir e-posta listesine gelip de "arkadaşlar, yaptıklarınız pek güzel, size çok saygı duydum" dedi. Halbuki çeviri yapanlar, 1997'den beri zamanlarını sessiz sedasız bu işe ayırdılar, şimdiye kadar maddi/manevi karşılık almaksızın.

Sağolsun, bir arkadaşımız, kulaktan dolma bilgileriyle beni "çeviri gruplarındaki emeği sömürmekle" suçlamıştı. Talep ettiğim halde rasyonel hiç bir kanıt gösteremeden, "öyle diyorlar" deyip yavuz kasap misali aradan sıyrılarak. Onun hesabına göre yaptığın işi duyurmaman gerekiyor! Aslında Erkan Kaplan da bu mantığa göre Fazlamesai.net'te emek sömürücülüğü yapıyor.

Ne yazık ki çeviri gruplarına karşı ilgisizlik, karşıdanlık, vurdumduymazlık hep vardı, bundan sonra da sürecek gibi görünüyor.

Arda'nın tepkisi de gayet normaldi bence, tahammül edememe sınırına kadar gelmiş, ancak bir şekilde kendisini tutmuş. :-) Ne yapsın, doğru yaparsa eleştiriliyor, yanlış yaparsa laf ediliyor...

[E-postam bio'nun yazısına karşı yazılmış değildir]

Sevgiler
Görkem
[Kullanıcı adı: gorkemcetin]